AKRABALIK İLİŞKİLERİ

Akraba, kısaca kan bağıyla birbirine bağlı olan kimseler anlamına gelir. Anne, baba, çocuklar birinci dereceden; kardeşler ikinci dereceden; amca, dayı, hala, teyze üçüncü dereceden akrabalarımızdır.
Akrabalar birbirini tanır, güçlü ve zayıf yönlerini bilir. Güçlü yanlarınız “Maşallah “sözüyle geçiştirilir. Ama zayıf yönleriniz öyle mi? Argo tabirle en iyi lafı akrabalar sokar. Çünkü sizi iyi tanırlar.
Ev alırsınız akrabalarınız inceden inceye sorarlar. Fiyatını, kaç metrekare olduğunu, kaçıncı kat olduğunu merak edip sorar da sorarlar. Araba alırsınız; aynı şekilde fiyatı, modeli, rengi, genişliği dahil her şey konuşulur. Konuşmalar onların merakını giderene kadar devam eder. Ama sonunda mecburen hayırlı olsun deyip geçerler.
Eviniz, arabanız yoksa hala kirada oturuyorsanız halinize acınır. Akıllar verilir. Tutumlu olmanın yolları anlatılır.
Akdeniz, Ege sahillerinde yapılacak olan lüks tatil konuşulur. Tatil kıştan alındıysa ucuza getirdik diye övünülür. Yeni yerler keşfetmekten, kültür gezilerinden bahsedilmez.
Çocuğunuzun hangi okula gittiği, hangi bölümü bitireceği, iş imkanı, kazanacağı para merak edilir. Tıp fakültesi, mühendislikler yüceltilir. Eğer çocuğunuz edebiyat, sanat, spor gibi bir dalda ilerlemek istiyorsa iş bulup para kazanamayacağı düşünülür.
Gençler artık bu akrabalardan kaçıyor. El bebek gül bebek yetişmiş kırılgan gençlik, bırakın eleştirilmeyi soru sorulmasına bile tahammül edemez. Genç akrabalarınıza kendinizi sevdirmek istiyorsanız daha temkinli olmalısınız. Yoksa onların yüzlerini bir daha hiç göremeyebilirsiniz.
Akrabalar; edebiyattan, sanattan, spordan neredeyse hiç konuşmaz. Varsa yoksa para pul, ev, araba, tatil …
Demem o ki insanların fikri neyse zikri de odur. Dünyasında ne varsa onu konuşur. Başka toplumlarda da bu konuların konuşulup konuşulmadığını doğrusu merak ediyorum.
Bayramlar, her dereceden akrabanın bir araya geldiği özel, günlerdir. Bayram demek çalışanlar için tatil de demektir. İşten güçten görüşmeye zaman bulunamayan akrabalarla bayramlarda görüşülür. Akrabalara ziyaretler yapılır, gidilir gelinir.
Ha! Bu arada, çocuklara bayram harçlığı verileceği zaman kimin gönlü daha zengin ortaya çıkar.
Akrabalarımızın içinde sevdiklerimiz olduğu gibi sevmediklerimiz de vardır. Sevmesek bile görüşmek zorunda kalınır. Bayramda olmazsa cenazede, cenazede olmazsa düğünde… İllaki bir yerlerde karşılaşılır. Akraba ile görüşmeyi kesmek zordur hatta imkansız. Küsseniz bile ne yapar eder diğer akrabalar sizi barıştırır.
Ne akraba ile ne de akrabasız… En iyisi akrabalarla yaşamayı öğrenmek.

  • Related Posts

    Yakın tarihin en kara sayfalarından biri oldu şu Washington ziyareti

    Artık küresel hegemonyayı elinde tutan, tek kutuplu dünyayı dayatan ABD liderliğindeki Batı Blokunun liderleri de bu küresel sistemin dünyaya çok dar geldiğinin farkında… Bugün ne olup bitiyorsa, işte biraz da…

    Ailede eğitimin okul başarısındaki rolü

    Aile eğitimi; aile ocağında verilen eğitimin genellikle okul öncesi ya da ilk çocukluk dönemi eğitimini, ara sıra da eve çakılı kalmış (engelli) öğrencilerin yetiştirilmesi kapsar. Başka bir ifadeyle, Aile ocağında…

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir