Geçtiğimiz hafta Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan üçüncü çeyrek dönemsel gayrisafi yurt içi hasıla rakamlarına göre ekonomide daralma hissedilmeye başlamış.
Rakamlara bakacak olursak, ekonomi 3. çeyrekte dönemsel bazda yüzde 0,2 daralmış…
3. çeyrekte yıllık bazda sanayi yüzde 2,2 daralırken, hizmetler yüzde 1,9, tarımda yüzde 4,6 ve inşaatta ise yüzde 9,2 büyümüş görünüyor.
Yıllık büyüme ise yüzde 2,1 ile yüzde 2,5 seviyesindeki beklentinin altında kaldı.
Yılın üçüncü çeyreği yüksek enflasyonla mücadele eden Merkez Bankası’nın faiz artışlarının etkisinin hissedildiği bir dönem oldu.
Söz konusu dönemde imalat sanayii üretimi önceki üç aylık döneme göre yüzde 1,2 azalırken, imalat PMI verisi mart ayından bu yana sektörün büyüdüğüne işaret eden 50 seviyesinin üzerine çıkamadı.
3. çeyrekte yıllık bazda sanayi yüzde 2,2 daralırken, hizmetler yüzde 1,9, tarım yüzde 4,6 ve inşaat yüzde 9,2 büyüdü.
Toki ‘nin deprem bölgesindeki çalışmaları hem sektöre can suyu olmuş, hem de istihdama katkı sağlamış durumda.
Devletin nihai tüketim harcamaları yüzde 0,9, gayrisafi sabit sermaye oluşumu ise yüzde 0,8 azalmış…
Mal ve hizmet ihracatı 2024 yılı üçüncü çeyreğinde yüzde 0,8 artarken ithalata baktığımızda yüzde 9,6 azaldığını görüyoruz.
Türkiye ekonomisi yılın üçüncü çeyreğinde üst üste ikinci kez daralarak, gayrisafi yurtiçi hasıla (GSYH) bir önceki çeyreğe göre yüzde 0,2 ile beklentilerle ile uyumlu bir seviye gösterdi.
İkinci çeyrek için açıklanan yüzde 0,1’lik çeyreklik büyüme verisi yüzde 0,2 daralma olarak revize edilmişi.
Yerleşik hane halklarının nihai tüketim harcamaları 2024 yılının üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak yüzde 3,1 artmış.
Sıkı para politikasının etkilerini 3.çeyrekte daha net görüyoruz.
Başka türlü soğuma gerçekleşmezdi.
Onca deneme yanılma yoluyla sonunda doğru yolu bulacaklar gibi.
Ekonomin reel dinamiklerine göre hareket edildiğinde işler rayına girecek gibi görünüyor.
Sıkı para politikası bir taraftan büyüme odaklı, bir taraftan enflasyon ve yüksek faizle mücadele anlamında sonuç getirmiyor. Bu bütün dünyada böyle.
Nihayet gelinen noktada kanıtlanmış bilimsel uygulamalara dönülerek yüksek ateş az da olsa düşürülmüş görünüyor.
Gereksiz Müdahaleler görüldüğü gibi ülke ekonomisine hep zarar verdi.
Her ne kadar makalenin başlığı ‘daraldık ‘ olsa da aslında bu bir tür rahatlamadır.
Umarız 2025 yılı ilk çeyreğinde daha da toparlanırız.







